Anahtar kelimeler: aile bireyi trafik cezası SGK, oğlum yeğenim trafik cezası SGK, akraba araç kullanımı sigortasız işçilik
Uygulamada sıkça karşılaştığımız, aynı zamanda mağdurlarında büyük bir haksızlık duygusu yaratan bir senaryo var: Ticari aracın sahibi, aracı bir gün oğluna, yeğenine ya da bir yakınına kullandırıyor; bu kişi trafik denetiminde bir cezaya muhatap oluyor ve aylar sonra araç sahibine SGK'dan "sigortasız işçi çalıştırma" gerekçesiyle idari para cezası geliyor. Oysa ortada ne bir ücret ödemesi, ne bir iş ilişkisi, ne de süreklilik arz eden bir çalışma var — sadece bir aile yardımlaşması.
İdare mahkemeleri bu tür dosyaları değerlendirirken, hayatın olağan akışını göz ardı etmiyor. Bir babanın aracını oğlunun ya da yeğeninin zaman zaman kullanması, toplumsal ve ailevi ilişkilerin doğal bir sonucudur; bu durum tek başına, o kişinin araç sahibinin ücretli işçisi olduğu anlamına gelmez. Yargı kararlarında bu husus açıkça vurgulanmakta ve salt akrabalık ilişkisi içinde araç kullanımının, otomatik olarak bir istihdam ilişkisi doğurmayacağı kabul edilmektedir.
Aile bireyleri dışında da benzer haksız cezalandırma durumlarıyla sık karşılaşılıyor:
Bu örneklerin ortak noktası, aracı kullanan kişi ile araç sahibi arasında herhangi bir ücret karşılığı çalışma ilişkisinin bulunmamasıdır. SGK bu ilişkiyi somut biçimde ortaya koymadıkça, salt trafik tutanağına dayanarak kesilen cezalar idare mahkemelerince iptal edilmektedir.
Burada kritik nokta şudur: İşçi-işveren ilişkisinin varlığını iddia eden ve buna dayanarak ceza kesen taraf SGK'dır; dolayısıyla bu ilişkinin gerçekten var olduğunu somut delillerle (ücret ödemesi, süreklilik, bağımlılık unsuru) ortaya koyma yükümlülüğü de SGK'ya aittir. Araç sahibinin "bu benim akrabamdı, çalışanım değildi" şeklindeki savunması, aksi idarece ispatlanmadıkça geçerliliğini korur.
Adana merkezli hukuk pratiğimde, Türkiye'nin dört bir yanından gelen bu tür "aile bireyi" veya "arızi kullanım" kaynaklı SGK ceza dosyalarında, hayatın olağan akışı ilkesini ve ispat yükünün idarede olduğu gerçeğini etkili biçimde işleyerek yüksek oranda iptal kararı elde ediyoruz. Açtığımız yaklaşık 800 davada %95 civarında bir başarı oranına ulaşmamızda bu tür dosyaların önemli bir payı var.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır; her dosyanın somut delil durumu farklılık gösterebilir. Benzer bir cezayla karşılaştıysanız, süre geçirmeden değerlendirme yaptırmanızı öneririz.