Anahtar kelimeler: SGK idari para cezası itiraz zorunlu mu, Danıştay ihtiyari itiraz kararı, 15 gün itiraz etmeden dava açma, 5510 sayılı kanun 102/4
İnternette ve hatta bazı hukuk kaynaklarında dolaşan yaygın bir yanlış bilgi var: "SGK idari para cezasına önce 15 gün içinde itiraz etmeden idare mahkemesinde dava açamazsınız." Bu bilgi, pek çok kişinin ve hatta işletmenin, aslında sahip olduğu doğrudan dava açma hakkını kullanmaktan çekinmesine, süre kaybetmesine ve bazen de hak kaybına uğramasına neden oluyor. Oysa konuya ilişkin yerleşik Danıştay içtihadı, bu yaygın kanaatin aksini söylüyor.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 102. maddesinin dördüncü fıkrası, idari para cezalarının tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Kurumun ilgili ünitesine itiraz edilebileceğini düzenlemektedir. Buradaki kritik nokta, madde metninde kullanılan "itiraz edilebilir" ifadesidir. Kanun koyucu, "itiraz edilmesi zorunludur" ya da "itiraz edilmeden dava açılamaz" şeklinde bir ifadeye yer vermemiş, itiraz yolunu ilgilinin tercihine bırakmıştır.
Bu konuda doktrinde de sıkça atıf yapılan Danıştay 10. Dairesi kararlarında, Kuruma itiraz başvurusunun ihtiyari (seçimlik) bir hak olduğu, zorunlu bir başvuru yolu olmadığı sonucuna ulaşılmıştır:
Bu içtihat çizgisinin temelinde yatan mantık şudur: İdari Yargılama Usulü Kanunu'nda, bir idari işleme karşı dava açılabilmesi için önce idareye başvurulmasının zorunlu tutulduğu haller açık ve istisnai biçimde düzenlenmiştir. 5510 sayılı Kanun'un 102/4 maddesindeki düzenleme, böyle bir zorunluluk öngörmemekte, sadece ilgiliye ek bir imkân (itiraz komisyonu yolu) sunmaktadır.
Danıştay 10. Dairesi'nin 2020/3208 Esas, 2024/2359 Karar sayılı ve 03.06.2024 tarihli kararında, trafik cezası kayıtlarına dayanılarak tespit edilen "çalışma olgusu" iddiasıyla kesilen SGK idari para cezalarının hukuki denetimi ele alınmıştır. Bu ve benzeri kararlar, trafik tutanağı temelli SGK cezalarının idare mahkemelerinde esastan incelendiğini ve itiraz yoluna başvurulmuş olup olmamasının, davanın esastan görülmesine engel teşkil etmediğini göstermektedir.
Bu karışıklığın bir kısmı, farklı idari para cezası türlerine (örneğin trafik cezaları, KVKK cezaları, vergi cezaları) uygulanan farklı itiraz rejimlerinin birbirine karıştırılmasından kaynaklanıyor. Bazı idari para cezası türlerinde gerçekten de idareye başvuru bir dava şartıdır ve bu yola başvurulmadan açılan dava usulden reddedilebilir. Ancak SGK idari para cezaları, 5510 sayılı Kanun'un kendine özgü sistemine tabidir ve yukarıda aktarılan Danıştay içtihadı çerçevesinde bu cezalara özgü itiraz yolu ihtiyaridir.
Adana merkezli hukuk pratiğimde, Türkiye genelinden gelen SGK idari para cezası dosyalarında bu Danıştay içtihadını tutarlı biçimde uyguluyor, itiraz komisyonuna hiç başvurmadan doğrudan idare mahkemesinde dava açıyoruz. Açtığımız yaklaşık 800 davada, bu yöntemle usul yönünden herhangi bir ret kararıyla karşılaşmadık; dosyalar esastan incelenerek %95 civarında bir başarı oranına ulaştık. Bu, yukarıda aktarılan içtihadın sadece teoride değil, uygulamada da geçerliliğini koruduğunu göstermektedir.
Bu yazı genel bilgilendirme amaçlıdır. İçtihat zaman içinde değişebileceğinden ve her dosyanın kendine özgü koşulları bulunduğundan, elinizdeki ceza için güncel değerlendirme yaptırmanızı öneririz.