Trafik cezaları, hem sürücü güvenliğini sağlamak hem de trafik düzenini korumak amacıyla uygulanır. Türkiye’de trafik denetimleri her geçen yıl daha da sıkılaşırken, trafik cezaları, erken ödeme indirimi, e-Devlet trafik cezası sorgulama ve trafik cezasına itiraz süreci en çok araştırılan konular arasında yer almaktadır. Bu yazımızda trafik cezaları nelerdir ve bu ceza tutanaklarının SGK tarafından sigortasız çalışmaya dayanak kabul edilmesi üzerine çıkan hukuki sorunlar ile ilgili bilmeniz gerekenleri ele alıyoruz.
![]()
Trafik cezası; sürücülerin, yolcuların veya araç sahiplerinin trafik kurallarını ihlal etmesi sonucu uygulanan idari yaptırımdır. Bu cezalar genellikle para cezası ve bazı durumlarda ehliyete ceza puanı şeklinde uygulanır.
En sık karşılaşılan trafik ihlalleri şunlardır:
Hız sınırını aşmak
Kırmızı ışıkta geçmek
Emniyet kemeri takmamak
Alkollü araç kullanmak
Seyir halinde cep telefonu kullanmak
SGK ,ticari araç sürücülerinin muhatap olduğu trafik ceza tutanağı üzerinden ayrıca trafik cezası muhatabı kişinin bir iş yeri sayılan ticari araçda sigortalı olup olmadığını kendisine Emniyet Genel Müdürlüğünden daha önce aylık liste halinde, şu anda ise anlık gelen ceza tutanaklarını takip ederek araştırmakta, trafik ceza tutanağındaki sürücü kişi, iş yeri sayılan araçta sigortalı değilse araç sahibi kişi ya da şirketten trafik cezası muhatabı araç sürücüsü kişi için ceza tarihi itibariyle işe giriş işten ayrılış ve benzeri bildirge ve beyanname istemekte, süresinde bu işlemler yapılmaz ise kurum bu işlemi kendiliğinden (Re'sen) yapmakta ve bildirimde bulunmayan iş yeri sahiplerine SGK idari para cezaları göndermektedir.
Hukuk büromuz, SGK'nın trafik ceza tutanağı esas alınarak başkaca bir incelemeye dayanmayan araç sahiplerine verdiği bu SGK İDARİ PARA CEZALARINI açtığı davalar ile iptal ettirmektedir.
Mahkemeler; sadece trafik ceza tutanağının işçi -işveren ilişkisini ispata yetmediğini, trafik ceza tutanağı muhatabı kişinin araç sahibinin emrinde ücretli çalışan olduğunun Danıştay kararları doğrultusunda tereddüte yer bırakmayacak biçimde ortaya konulması gerektiğini bildirmektedir.