İcra takibi başlatıldığında borçluya bir ödeme emri gönderilir. Borçlu, borcun kendisine ait olmadığını ya da imzanın kendisine ait olmadığını düşünüyorsa, belirli süre içinde itiraz etme hakkına sahiptir. İşte bu aşamada “borca itiraz” ve “imzaya itiraz” gündeme gelir. Bu davalar, özellikle kambiyo senetleri (çek, bono, poliçe) ve ilamsız icra takiplerinde sıkça karşılaşılan hukuki yollardır.
Borca itiraz, borçlunun ödeme emrinde belirtilen borcun hiç doğmadığını, sona erdiğini ya da miktarının yanlış olduğunu ileri sürmesidir. Örneğin;
Borç daha önce ödenmiş olabilir,
Zamanaşımına uğramış olabilir,
Borç hiç doğmamış olabilir,
Borç miktarı hatalı hesaplanmış olabilir.
İlamsız icra takibinde borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 7 gün içinde icra dairesine itiraz edebilir. Bu itirazla birlikte takip durur. Alacaklı, takibe devam etmek istiyorsa itirazın iptali veya itirazın kaldırılması yoluna başvurmak zorundadır.
İmzaya itiraz ise özellikle kambiyo senetlerine dayalı takiplerde ortaya çıkar. Borçlu, senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmadığını iddia ediyorsa imzaya itiraz eder.
Kambiyo senetlerinde süre daha kısadır. Borçlu, ödeme emrinin tebliğinden itibaren 5 gün içinde icra mahkemesine başvurarak imzaya itiraz etmelidir. Aksi halde imza kendisine ait sayılır ve takip kesinleşir.
Mahkeme, imza incelemesi için bilirkişi görevlendirebilir. Grafoloji uzmanı tarafından yapılan inceleme sonucunda imzanın kime ait olduğu tespit edilir. Eğer imza borçluya ait değilse takip iptal edilir.
Süresi içinde yapılan borca itiraz, ilamsız icra takibini durdurur. Alacaklı bu durumda:
İtirazın iptali davası (genel mahkemede)
İtirazın kaldırılması talebi (icra hukuk mahkemesinde)
yollarından birini seçebilir.
İmzaya itirazda ise mahkeme imzanın borçluya ait olduğuna karar verirse takip devam eder. Ayrıca haksız ve kötü niyetli itiraz halinde borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilir.
İmzaya ve borca itiraz davalarında süreler çok kısa ve hak düşürücüdür. Sürenin kaçırılması halinde borç kesinleşir ve haciz aşamasına geçilebilir. Bu nedenle ödeme emri tebliğ edildiğinde vakit kaybetmeden hukuki durum değerlendirilmelidir.
Özellikle ticari ilişkilerde çek ve bono gibi kambiyo senetlerine dayalı takiplerde yapılan itirazlar teknik bilgi gerektirir. Delillerin doğru sunulması ve sürecin dikkatli yürütülmesi, hak kaybının önüne geçmek açısından büyük önem taşır.